Abdullah İbnu Abdirrahman radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bize geldi ve Beni Abdileşhel mescidinde bize namaz kıldırdı. Secde edince ellerini elbisesinin üzerine koyduğunu gördüm. | Abdullah İbnu Abdirrahman radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bize geldi ve Beni Abdileşhel mescidinde bize namaz kıldırdı. Secde edince ellerini elbisesinin üzerine koyduğunu gördüm. | Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bana, günümde ikindi namazından sonra iki rek' at nafile kılarak gelirdi.'' | Hz. Muaz İbnu Cebel (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Muaz, insanlara karşı iyi ahlaklı ol!" dedi." | İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam bir gün: "Size İran ve Bizans'ın hazineleri açılınca, nasıl bir kavim olacaksınız?" diye sormuştu. Abdurrahman İbnu Avf: "Allah'ın emrettiği şekilde oluruz!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Bilakis, sizler birbirinizle münafese (menfaat yarışı) edecek, hasedleşecek sonra da birbirinizden yüz çevirecek ve kinleşeceksiniz. Daha sonra da muhacirlerin miskin (ve zayıf olan)larına gidip birkısmını diğeri üzerine valiler yapacaksınız." | İbnu Abbas radıyallahu anhüm anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam Fetih günü buyurdular ki: "Fetihten sonra artık hicret yoktur. Ancak cihad ve niyet vardır. Öyleyse askere çağırıldığınız zaman hemen asker olun!" Resûlullah aleyhissalatu vesselam sözlerine şöyle devam etti: "Allah, bu beldeyi semavat ve arzı yarattığı zaman haram kıldı. Burası, Kıyamete kadar Allah'ın haramıyla haramdır (onu insanlar haram kılmamıştır). Benden önce kimseye orada kıtal helal olmadı. Bana da günün bir müddetinde helal kılındı. Burası Kıyamete kadar Allah'ın haramıyla haramdır. (Allah'a ve ahirete inanan hiçkimseye, orada kan dökmesi helal değildir. Ayrıca) onun dikeni koparılmaz, av(hayvan)ı ürkütülmez, buluntusu da alınmaz (yerinde bırakılır). Ancak ilan edip sahibini arayacak olanlar alabilir. Mekke'nin otu da biçilmez!" Abbas radıyallahu anh atılarak: "Ey Allah'ın Resûlü! İzhir otu hariç olsun" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "İzhir hariç!" buyurdu." | Nu'man İbnu Beşir (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, arz ve semavatı yaratmazdan iki bin yıl önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki ayet indirip onlarla Bakara suresini sona erdirdi. Bu iki ayet bir evde üç gece okundu mu artık şeytan ona yaklaşamaz." | Mus'ab İbnu Sa'd anlatıyor: "Babama şu ayet hakkında sordum: "Ey Muhammed! "Size amelce en çok zararlı olanları haber verelim mi?" de..." (Kehf, 103) ve dedim ki: "Burada kastedilenler Harûriler midir?" Bana: -"Hayır, onlar Yahudiler ve Hıristiyanlar'dır. Çünkü Yahudiler, Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'i tekzib ettiler. Hıristiyanlar ise cenneti tekzib ettiler ve: "Cennette ne yiyecek ne de içecek vardır" dediler." | Tirmizi şu ziyadede bulundu: "Zeyd İbnu Halid, namaza geldiği zaman misvağı kulağının üstünde olurdu, tıpkı katibin, kulağı üstündeki kalemi gibi. Misvaklanmadan namaza durmazdı. Misvaklandıktan sonra yine yerine koyardı." | Yine Hz. Aişe (radıyallhu anha) anlatıyor: "İki namaz var ki Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunları ne gizli ne de aleni olarak seferde ve hazerde hiç terketmedi: Sabahtan önce iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.'' | Muvatta ve Ebu Davud'da gelen bir rivayette de şöyle denmiştir: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) namaz için iftitah tekbiri getirince (namaza başlayınca), ellerini iki omuzu hizasına kadar kaldırırdı, rüküdan kalkınca daha aşağı kaldırırdı." | Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek." "Bu nasıl olur?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Herçtir! Öldüren de ölen de ateştedir." | Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Vitir narnazı farz namaz gibi kesin değildir. Ancak Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Allahu Teala hazretleri tektir, tek'i sever, öyleyse ey ehl-i Kur'an vitri kılın!" buyurmuştur.'' | Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah şu duayı çok yapardı: "Allahümme sebbit kalbi ala dinike.(Allahım kalbimi dinin üzere sabit kıl." Bir adam: "Ey Allah'ın Resülü! Biz sana iman ettiğimiz ve senin getirdiklerini tasdik ettiğimiz halde bizim (akibetimiz) için korkuyor musun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam adama şu cevabı verdi: "Kalpler, muhakkak ki Rahman'ın parmaklarından iki parmağı arasındadır, onu (dilediği şekilde) döndürür." Ravi der ki : "A'meş iki parmağını gösterdi. " | Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Mekke'de silah taşımak hiç kimseye helal değildir." | Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Sa'd İbnu Mu'az radıyallahu anh kolundaki (can) damarından isabet aldığı zaman Resûlullah aleyhissalatu vesselam onu elindeki uzunca bir demir çubukla bizzat dağladı. Ancak yarası tekrar şişti. Resûlullah da ikinci sefer dağladı." | Hz. Enes (radıyallahu anh), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın her namaz için abdest aldığını söylemişti, kendisine: "Siz nasıl yapıyordunuz?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Aldığımız abdest bozuluncaya kadar bize yetiyordu." | İbnu Abbas radiyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın zevcelerinden biri bir tekne içerisinden su alarak yıkanmıştı. Aynı teknede yıkanmak veya abdest almak üzere Aleyhissalatu vesselam geldi. Zevcesi: "Ben cünübtüm!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Su cünüb olmaz!" buyurdular." | Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) selam verince yerinde bir miktar kalırdı. Allah bilir ya, bizim görüşümüze göre O nun kalışı, kadınların erkeklerden önce çıkmalarını sağlamak içindi. " | İbnu Ebi Evs radıyallahu anh anlatıyor: "Dedem Evs es-Sakafi, namaz kılarken bazan bana işarette bulunurdu. Ben de ayakkabılarını kendisine verirdim. Şöyle demişti: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam 'ı ayakkabıları ile namaz kılarken gördüm." | Süveyd İbnu Gafle radıyallahu anh anlatıyor: "Ali radıyallahu anh dedi ki: "Ben size Resûlullah aleyhissalatu vesselam'dan bir hadis söyleyince, Allah'a yemin olsun Aleyhissalatu vesselam'ın söylemediği bir şeyi söylemektense gökten atılmayı tercih ederim. Ancak benimle sizin aranızda cereyan eden şeyler hakkında konuşunca, bilesiniz harp hiledir. Zira ben Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle söylediğini işittim: "Ahir zamanda yaşça küçük, akılca kıt birtakım gençler çıkacak. Yaratılmışın en hayırlısının sözünü söylerler, Kur'an'ı okurlar. İmanları gırtlaklarından öteye geçmez. Okun avı delip geçtiği gibi dinden çıkarlar. Onlara nerede rastlarsanız onları gebertin. Zira, onları öldürene, Kıyamet günü, Allah'ın vereceği ücret var."  
 
       

- Adıyaman Grup Ravza Ekibi Facebook'ta

www.facebook.com/grupravza

 

 

 


 

 
 

 

 

 

 
 
 

Grup Ravza 2011

Her Hakkı Mahfuzdur

 

 

 
 

NEDEN RAVZA İSMİ ?
Ravza, bahçe ve cennet anlamına gelir.
Ravza-i Mutahhara ,alemlerin Efendisi Hz.Muhammed (as)’in medfun bulunduğu yerdir.
Ravza ismi dudaklarımızdan döküldüğü anda gül yüzlü Muhammed Mustafa düşer aklımıza. Gül kokusu üzerimize sinmiş Can Ahmed’i
,vuslat ümidiyle salat ve selam getirerek anarız.Dilimizden kalbimize iner usul usul bir
nur…Kainatın gülünü Sultanlar Sultanını azalarımızda yaşamak ne büyük onur.
Dünyalık gözlerimizle göremediğimiz ama görmeden çok sevdiğimiz sevgiliyi anlamak O’nun şefaatine götürecek tek yoldur bizler için.
İşte Ravza ismi kararan kalplerimize, bunalan gönüllerimize sükuneti yaşatır adeta.
Rasulullah’a aşkımızı, cemaline hayranlığımızı, kendisine hasretimizi salatu selamla ifade ederiz.
Ravza ismi salavat’a, Salavat Rasulullah’a Rasulullah ise bizleri Allah’a götürür. En son durak,en güzel dayanak Allah değil midir bizlere.
Yar’ı Baki’yi razı etmek değil mi tek dileğimiz. Rabbim kendi adını anmayı,Allah ismini yanına çok yakışan Muhammed Mustafa’yı anlamayı bizleri nasip eylesin.
Buna vesile olabilirsek nu mutlu bizlere.
Her programımıza Allah ve Rasulunu anma heyecanı ve aşkı ile başlarız.
Okuduğumuz ilahiler, kasideler,salatu selamlar bizi bir Mekke’ye götürür,bir Medine’ye.
Bütün güzellikleri yaşarız söylediklerimizle…
Düğümlerimizde, eğlencelerimizde sevinirken ölçülü olmamız gerektiğini,
Düğümlerimizde, eğlencelerimizde sevinirken ölçülü olmamız gerektiğini, bu ölçülü davranışımızla halkımızı ve onun güzide Peygamberini razı edeceğimizi biliyoruz.
Hem düğünlerimizde,hem cenazelerimizde sağanak sağanak rahmet yağdığını görmek
istiyorsak,meleklerin bize şahit olduğu,amel defterimize güzelliklerin yazıldığını ortamları oluşturmak zorundayız.Allah ve Rasulunun zikredildiği yerde rahmet olur,Şeytan duramaz orada.
İşte bu amaçla Ravza İlahi Grubu kuruldu.
Her türlü düğün, sünnet, nişan, kına, kutlu doğum programları,
ramazan ayı etkinlikleri, konserler ve özel günlerinizde vs. size hizmet etmenin
heyecanı içerisindeyiz. Rabbim muvaffak eylesin.
Cehennemi yaratan ama kullarını cennetinde yaşatmak isteyen Rabbimiz amellerimizi


halis kılsın. Bizleri sizlerden ayırmasın


Fatiha 2 Bakara 3 Al-i İmran 4 Nisa 5 Maide 6 Enam 7 Araf 8 Enfal 9 Tevbe 10 Yunus 1 Hud 12 Yusuf 13 Rad 14 İbrahim 15 Hicr 16 Nahl 17 İsra 18 Kehf 19 Meryem 20 Ta Ha 21 Enbiya 22 Hac 23 Müminun 24 Nur 25 Furkan 26 Şuara 27 Neml 28 Kasas 29 Ankebut 30 Rum 31 Lokman 32 Secde 33 Ahzab 34 Sebe 35 Fatır 36 Yasin 37 Saffat 38 Sad 39 Zümer 40 Mümin 41 Fussilet 42 Şura 43 Zuhruf 44 Duhan 45 Casiye 46 Ahkaf 47 Muhammed 48 Fetih 49 Hucurat 50 Kaf 51 Zariyat 52 Tur 53 Necm 54 Kamer 55 Rahman 56 Vakıa 57 Hadıd 58 Mücadele 59 Haşr 60 Mümtehine 61 Saf 62 Cuma 63 Münafikun 64 Tegabun 65 Talak 66 Tahrim 67 Mülk 68 Kalem 69 Hakka 70 Mearic 71 Nuh 72 Cin 73 Müzzemmil 74 Müddessir 75 Kıyame 76 İnsan 77 Mürselat 78 Nebe 79 Naziat 80 Abese 81 Tekvir 83 Mutaffifın 84 İnşikak 85 Büruc 86 Tarık 87 Ala 88 Gaş

iye 89 Fecr 90 Beled 91 Şems 92 Leyl 93 Duha 94 İnşirah 95 Tin 96 Alak 97 Kadir 98 Beyyine 99 Zilzal 100 Adiyat 101 Karia 102 Tekasür 103 Asr 104 Hümeze 105 Fil 106 Kureyş 107 Maun 108 Kevser 109 Kafirun 110 Nasr 111 Tebbet 112 İhlas 113 Felak 114 Nas